Çağdaş Sanatın Yeni Frekansları
Haftalık Sanat Haberleri (20 Temmuz – 27 Temmuz)
Chi Art Gallery’den Yeni Sergi: “Be The Sun”
Chi Art Gallery, “Be The Sun” başlıklı karma sergisini 21 Temmuz-25 Ağustos tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.
Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini bir araya getiren sergi, ışık ve karanlık arasındaki ilişkiyi yalnızca görsel bir karşıtlık olarak değil, insanın içsel dünyasını anlamaya yönelik varoluşsal bir sorgulama alanı olarak ele alıyor. Resim ve heykelden oluşan seçki, umut ile yas, güç ile kırılganlık, görünür olan ile saklı kalan arasındaki gerilimleri farklı sanatsal yaklaşımlarla görünür kılıyor.
Sergi, merkezine aldığı “Kendi ışığını üretmek mümkün mü?” sorusuyla izleyiciyi içsel dönüşüm üzerine düşünmeye davet ediyor. Işığı yaşamın, hareketin ve canlılığın simgesi; karanlığı ise eksiklik ve belirsizlikle özdeşleştiren yaygın algının ötesine geçen “Be The Sun”, insanın en sahici yönlerinin çoğu zaman gölgede, kırılganlık ve sessizlik içinde şekillendiğini öne sürüyor. Bu yaklaşım, kendi karanlığıyla yüzleşmenin bireysel dönüşümün başlangıç noktası olabileceğine işaret ediyor.
Sergide yer alan eserler; kayıp, korku, çelişki ve belirsizlik gibi deneyimleri yalnızca taşınması gereken yükler olarak değil, bireyin kendini yeniden kurmasına imkân tanıyan alanlar olarak ele alıyor. Her çalışma, farklı malzeme ve anlatım biçimleri aracılığıyla insanın dayanıklılığına, öz farkındalığına ve değişim kapasitesine dair yeni okuma biçimleri sunuyor.
“Be The Sun”, güven duygusunun ve yakınlık biçimlerinin yeniden tartışıldığı günümüz dünyasında, bireyin kendi iç kaynaklarını keşfetmesine odaklanan bir öneri getiriyor. Sergi, başkalarından beklenen ışığı önce insanın kendi içinde aramayı önerirken, izleyiciyi kırılganlıkla güç arasındaki sınırları yeniden düşünmeye davet ediyor.

*Görsel, chi art gallery resmi instagram hesabından alınmıştır.
Genç Buluşmalar
İBB Kültür AŞ bünyesindeki Taksim Sanat'ın genç sanatçıları desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "Genç Buluşmalar" sergisinin üçüncü edisyonu, Türkiye'nin farklı üniversitelerinden genç üreticileri aynı çatı altında buluşturuyor.
Bu yıl 44 genç sanatçının 131 eserine ev sahipliği yapan sergi; resim, heykel, baskı, video ve farklı disiplinlerden üretimleri bir araya getirerek yeni kuşağın çağdaş sanata dair özgün yaklaşımlarını görünür kılıyor. Türkiye'nin farklı şehirlerinden ve sanat eğitimi veren kurumlarından katılan sanatçılar, bireysel ifade biçimlerini ortak bir sergi deneyiminde izleyiciyle buluşturuyor.
Küratörlüğünü Dr. Meriç Aktaş Ateş'in üstlendiği sergi, yalnızca genç sanatçıların üretimlerini sergilemekle kalmıyor; aynı zamanda kariyerlerinin erken döneminde kamusal bir sanat platformunda görünürlük kazanmalarına da katkı sağlıyor. Çeşitli disiplinlerde üretilen eserler, güncel sanatın farklı anlatım biçimlerini ve yeni kuşağın yaratıcı bakışını bir araya getiriyor.
Bu yılki seçkide; Adana Çukurova Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Samsun Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültelerinde eğitimlerini sürdüren genç sanatçıların eserleri yer alıyor.
"Genç Buluşmalar", genç sanatçıların üretimlerini geniş bir izleyici kitlesiyle buluştururken, Türkiye'de çağdaş sanatın yeni seslerini keşfetmek isteyenler için de önemli bir buluşma noktası oluşturuyor.

*Görsel, ibbtaksimsanat resmi instagram hesabından alınmıştır.
Erdem Tunalı, Zaman ve Belleği Sesle Yeniden Kuruyor
Müzik prodüktörü, besteci ve ses sanatçısı Erdem Tunalı, "Aktüel Bellek (Durée)" başlıklı kişisel sergisini 18-31 Temmuz tarihleri arasında Sabancı Üniversitesi KASA Galeri'de sanatseverlerle buluşturuyor.
Henri Bergson'un durée (süre) kavramı ile Alfred North Whitehead'in süreç felsefesinden ilham alan sergi, ses, video ve mekâna özgü yerleştirmeler aracılığıyla zamanı doğrusal bir akış olarak değil; her an yeniden üretilen, dönüşen ve çoğalan canlı bir süreç olarak ele alıyor. Tunalı, izleyiciyi geçmiş, şimdi ve geleceğin iç içe geçtiği katmanlı bir bellek deneyimine davet ediyor.
Serginin merkezinde sanatçının Karain Mağarası, Göbeklitepe, Milet, Efes, Patara, Aspendos ve İncirliin Mağarası'nda gerçekleştirdiği yedi video ve bu mekânlarda gerçek zamanlı olarak bestelediği özgün ses kompozisyonları yer alıyor. İnsanlık tarihinin farklı dönemlerine tanıklık eden bu kadim alanlar, sergide yalnızca arkeolojik miras olarak değil; belleğin sürekli yeniden üretildiği yaşayan mekânlar olarak okunuyor.
Her çalışma galeride ayrı bir video yerleştirmesi olarak sunulurken, serginin final bölümünde tüm videolar çok katmanlı bir projeksiyon enstalasyonunda yeniden bir araya geliyor. Böylece izleyici, tekil deneyimlerden kolektif bir görsel ve işitsel hafızaya uzanan bütünlüklü bir anlatının parçası hâline geliyor.
Herakleitos'un "Aynı ırmaklara girenlerin üzerinden başka sular akar." düşüncesini çıkış noktalarından biri olarak benimseyen sergi, belleği durağan bir kayıt alanı yerine her karşılaşmada yeniden şekillenen yaratıcı bir güç olarak ele alıyor. Tunalı'nın mekânla kurduğu doğaçlama ilişkiyle ortaya çıkan ses kompozisyonları da bu yaklaşımın bir parçası olarak, üretildikleri anın ve mekânın izlerini taşıyan canlı kayıtlar niteliği kazanıyor.
Ses, görüntü ve mekân arasında kurduğu çok katmanlı ilişkiyle "Aktüel Bellek (Durée)", tarihsel mekânları temsil etmekten ziyade, belleğin kesintisiz dönüşümünü deneyimlemeye odaklanan etkileyici bir çağdaş sanat önerisi sunuyor.
*Görsel, erdem tunali resmi instagram hesabından alınmıştır.