İçeride Kalan, Yüzyılları Aşan

İçeride Kalan, Yüzyılları Aşan

İçeride Kalan, Yüzyılları Aşan

Haftalık Sanat Haberleri (22 Haziran – 29 Haziran)

Gala Galeri’den Yeni Sergi: “Entropi”

Gala Galeri, “Entropi” başlıklı karma sergiyi 26 Haziran–11 Temmuz tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor.

Ahmet Kolburan, Ali Demirci, Arda Selim, Emre Acar, Fatih Şimşek, Filiz Kallenci, Miraç Ceyhan, Seçkin Çoban, Umut Kartal, Yavuz Uzun, Yonca Karaarslan ve Zeynep Abacı’nın eserlerini bir araya getiren sergi, çağdaş insanın bireysel ve toplumsal çözülme hâllerine odaklanıyor. İsmini fizikte düzenin zamanla dağılmasını ifade eden “entropi” kavramından alan sergi, bu düşünceyi insanın kendisiyle, toplumla ve çevresiyle kurduğu ilişki üzerinden yeniden yorumluyor.

İnsan ile hayvan, doğa ile kent, gerçek ile düş arasında salınan çalışmalar; aidiyet, yabancılaşma, hafıza, kimlik ve dönüşüm gibi kavramları farklı anlatım biçimleriyle görünür kılıyor. Sergide yer alan eserler, çağdaş yaşamın yarattığı kırılmaları yalnızca tematik bir çerçevede ele almakla kalmıyor; aynı zamanda izleyiciyi bu kırılmaların duygusal, psikolojik ve toplumsal izdüşümleri üzerine düşünmeye davet ediyor.

Grotesk figürlerin, melez bedenlerin ve sürreal atmosferlerin öne çıktığı sergide düzen ile kaos arasındaki sınır giderek belirsizleşiyor. “Entropi”, bastırılmış olanın geri dönüşüne, normalleşmiş çelişkilere ve günümüz yaşamının görünmez gerilimlerine odaklanırken, izleyiciyi hem kendi iç dünyasıyla hem de içinde yaşadığı toplumsal yapıyla yeniden yüzleşmeye çağırıyor.

*Görsel, galasanatgalerisi resmi web sitesinden alınmıştır.

Ece Haskan’ın “Playhouse” Sergisi La Plataforma’da

Ece Haskan’ın ikinci kişisel sergisi “Playhouse”, 25 Haziran–3 Eylül tarihleri arasında Barselona’daki La Plataforma’da sanatseverlerle buluşuyor.

Sanatçının benlik gelişimini oyun ve ev kavramları üzerinden ele aldığı sergi, çocukluktan yetişkinliğe uzanan süreçte kimliğin nasıl biçimlendiğini gündelik yaşamdan sahneler ve sembolik imgeler aracılığıyla araştırıyor. Haskan’ın resimlerinde bir araya gelen zamansız imgeler, mekân fikrini yalnızca fiziksel bir çerçeve olarak değil, bilinçaltının farklı katmanlarına açılan bir alan olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

“Playhouse”, evi yalnızca barınılan bir yer olarak değil; hafızanın, aidiyetin ve dönüşümün taşıyıcısı olan psikolojik bir mekân olarak ele alıyor. Sergide yer alan enstalasyonlar ve üç boyutlu çalışmalar da bu yaklaşımı genişleterek aidiyet ve kimlik meselelerini oyun fikri etrafında yeniden yorumluyor. Geçicilik ile kalıcılık arasında salınan bu işler, kırılgan ama kurulmakta olan yeni bir dünyanın izlerini taşıyor.

Sanatçının Aile Portreleri serisi, ev içindeki ilişkileri ve bireylere yüklenen rolleri mercek altına alırken; otoportreleri, aidiyet duygusunu kişisel bir hafıza ve bilinçaltı ekseninde sorguluyor. Yaşam alanlarını, aileyi, belleği ve benliği oyunun dönüştürücü dili üzerinden ele alan “Playhouse”, izleyiciyi kendi iç mekânlarıyla yüzleşmeye çağırıyor.

*Görsel, Poblenou Urban District resmi web sitesinden alınmıştır.

“İsveç & İstanbul: Yüzyıllar Ötesine Uzanan Karşılaşma ve Etkileşimler” Sergisi Metrohan’da

İsveç Krallığı ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 1924 yılında imzalanan Dostluk Anlaşması’nın 100. yılı kapsamında hazırlanan “İsveç & İstanbul: Yüzyıllar Ötesine Uzanan Karşılaşma ve Etkileşimler” sergisi, 30 Ağustos’a kadar Metrohan’da sanatseverlerle buluşuyor.

İBB Kültür ve İBB Miras’ın destekleriyle hayata geçirilen sergi, İsveç’in İstanbul Başkonsolosluğu ile İsveç Araştırma Enstitüsü arşivlerinden derlenen belge, portre ve kişisel anlatılar aracılığıyla iki ülke arasındaki diplomatik, kültürel, sanatsal ve ekonomik ilişkilerin izini sürüyor. 17. yüzyıldan günümüze uzanan seçki, İsveç ile İstanbul arasındaki temasların yüzyıllara yayılan çok katmanlı hikâyesini görünür kılmayı amaçlıyor.

Sergi, 1600’lü yıllardaki ilk resmî temaslardan başlayarak İsveç Kralı XII. Karl’ın Osmanlı toprakları içindeki Bender’de geçen yıllarına, oradan da modern dönemin kültürel karşılaşmalarına uzanan geniş bir anlatı kuruyor. Anders Zorn’un İstanbul manzaraları, Guillaume Berggren’in 19. yüzyıl gündelik yaşamına odaklanan fotoğrafları, Greta Garbo ve Selma Lagerlöf gibi ikonik isimlerin İstanbul ziyaretleri, bu anlatının dikkat çeken durakları arasında yer alıyor.

Serginin merkezinde ise 1757 yılında satın alınan ve İstiklal Caddesi üzerindeki diplomatik bölgede konumlanan İsveç Sarayı bulunuyor. İsveç’in yurt dışındaki en eski mülkü olma özelliğini taşıyan yapı, sergide yalnızca tarihsel bir mekân olarak değil; İsveç ile İstanbul arasındaki uzun soluklu ilişkinin somut bir tanığı olarak ele alınıyor.

İsveç’in İstanbul Başkonsolosu Karin Hernmarck, Konsolos Jenny Nordman Qvale ve İsveç Araştırma Enstitüsü Direktörü Dr. Olof Heilo’nun danışmanlığında hazırlanan serginin tasarımı ise İsveçli tasarımcı Jonas Williamson imzası taşıyor.

 

0