Zamanı Yeniden Okumak: Yeni Sergiler
Haftalık Sanat Haberleri (27 Nisan – 4 Mayıs)
Casa Botter'de Bir Usta: İhsan Cemal Karaburçak
Casa Botter, Karaburçak Ailesi koleksiyonuna ait eserlerden oluşan “Bir Renk Ressamı: İhsan Cemal Karaburçak” sergisini 30 Ağustos'tan itibaren sanatseverlerle buluşturuyor.
Kendine has renk anlayışıyla Türk resim tarihinde özgün bir yerde duran İhsan Cemal Karaburçak'ın üretiminin kamusal alanda sergisi, izleyiciyi kişisel olan ile kolektif olan arasında geçirgen biçimlerde yeniden üreterek davet ediyor. Sergi, sanatçının pratiğini yalnızca seçilen noktalar üzerinden değil, kendi iç sürekliliği içerisinde okuma imkanı sunarak bir arşivle karşılaşma deneyimi sunuyor. Böylece zaman içinde biriktirilmiş, muhafaza edilmiş ve bugün yeniden sürdürülen güçlü bir görsel hafızada tutulmaktadır.
Akademik eğitim almadan kendini yetiştirmiş ve özgün ressamlardan biri olarak anılan Karaburçak, yıllar sonra fark edilen “gizli yaşamış ustalar” arasında yer alıyor. Herhangi bir akım ya da üsluba bağlı kendi resim dili kuran sanatçısı, özellikle tuvaline adeta imzası gibi yerleşen mor tonlarıyla tanınıyor. Akademik kuralların dışında bu aralıklar, belirgin bir iç performanslık ve sürekli olarak kendini gösterir. Sanatçının erken dönemde doğrudan gözleme dayalı imgeler öne çıkarken, ilerleyen yıllarda biçimler sadeleşiyor; Renkler yoğunlaşıyor ve birleştiriliyor, birer görsel hafıza alanı dönüşüyor.
Karaburçak'ın yaşamı boyunca sürdürdüğü hareketli gözlem pratiği, sanatının temel katmanlarını oluşturur. Telgrafın izin vermesine izin veren coğrafyalar, gazeteci kimliğiyle temas eden dünya ve resim aracılığıyla sunulan alan, ürünlerde iç içe geçen zaman katmanları olarak belirleniyor. Zaman zaman bu katmanları ayrıştıran, mors alfabesini ve şifreli anlatımı ve yapmayı sağlayan çağrıştıran istif anlayışıyla iki boyutlu yüzey üzerinde kendine özgü bir şekilde geliştiriyor.
Karaburçak için yalnızca renk bir kullanım aracı değil; aynı zamanda düşünmenin ve hatırlamanın bir biçimi olarak öne çıkıyor. Özellikle daha fazla performans gösteren, sanatçının resminde gece ile gündüz, gerçek ile anı arasında kalan kalan atmosferler yaratırken, onun dünyasında olduğu gibi gösterilen yerine yeniden çabasını kılıyor.
“Bir Renk Ressamı: İhsan Cemal Karaburçak” sergisi, Casa Botter'de 30 Ağustos'ta ziyaret edilebilir.
*Görsel, euronews resmi web sayfasından alınmıştır.
Kırmızı Halının Ardındaki Cannes Ara Güler'de
Ara Güler Müzesi, usta fotoğrafçı Ara Güler'in Cannes Film Festivali'nde farklı yıllarda çektiği fotoğraflardan oluşan “CANNES!” Ödüllü sergiyi 11 Ekim'e kadar sanatseverlerle buluşturuyor.
Ara Güler arşivinden ilk kez gün ışığına çıkan karelerin yer aldığı sergide, dönemin ikonik sinema figürleri Ara Güler'in objektifiyle yeniden izleyiciyle karşı karşıya geliyor. Brigitte Bardot, Sophia Loren, Monaco Prensesi Grace Kelly, Federico Fellini, Orson Welles, Jean Cocteau, Michelangelo Antonioni, Kim Novak ve François Truffaut gibi sinemanın damga vurmuş isimlerinin fotoğrafları, serginin öne çıkan bölümleri arasında yer alıyor.
“CANNES!”, yalnızca ünlü isimleri belgelemekle kalıyor; Aynı zamanda festivalin büyüdüğünü ve bir dönemin çağdaşlığını taşıdığını aktarıyor. Ara Güler, Cannes'ın kırmızı halıdaki performans anlarının ötesinde, festivalin arka planında yaşanan sahnelerle birlikte anlatıyor. Şöhreti yakalayanlar, foto muhabirleri ve hayran kalabalıkları kimi zaman bir arada, kimi zaman da bir yıldızla aynıde buluşarak izleyiciye festivalin gerçek ritmini ve atmosferini hissettiriyor.
Sergi, üç ana anlatı hattı çevresinde kurgulanıyor. “Sahne” bölümünde Cannes, La Croisette boyunca uzanan plajlar, seyrediliyor ve adeta bir film seti gibi ele alınıyor; Gündelik hayat ile sinema dünyası arasındaki geçişler Ara Güler'in karelerinde görünüyor hale geliyor. “Festival” bölümünde film gösterimleri, basın toplantıları ve ödül törenleri öne çıkarken, izleyenler ile izlenenler arasındaki ilişki merkeze alınıyor. Kutlama bölümü sahil boyunca düzenlenen partiler, davetler ve gece hayatı boyunca festivalin sosyal yüzü yansıtılıyor.
1950'lerin sonu ve 1960'lı yıllar, Cannes Film Festivali'nin uluslararası güçlendiği, sinemanın kültürel bir fenomen haline geldiği önemli bir dönemi temsil ediyor. La Croisette'in plajları, kalabalıkları ve kalabalıkları bu yıllarda festivalin cazibesini besleyen unsurların arasında yer alırken, sergideki fotoğraflar da bu ortamın tüm canlılığıyla yansıtılıyor.
Ara Güler Müzesi'nin “CANNES!” sergisi, sinemanın, tiyatronun ve Fransız Rivierası'na özgü yaşam tarzının iç içe geçişli bir dönemi, Ara Güler'in kendine özgü bakış açısıyla yeniden ortaya çıkıyor. Sergi, 11 Ekim tarihine kadar ziyaret edilebilir.
Görsel, aragulermuzesi resmi web sayfasından alınmıştır.
Kronos'tan Aion'a: “Bir Hayalet Hikayesi” Sergisi
x-ist, sanatçılar Burak Dak, Gülin Hayat Topdemir ve Sefa Karakuş'un eserlerinin bir araya geldiği “Bir Hayalet Hikayesi” adlı sergiyi 24 Nisan – 23 Mayıs arasında sanatseverlerle buluşturuyor. Küratörlüğünü Beren Boran'ın üstlendiği sergide, David Lowery'nin aynı isimli filmi yer alıyor.
“Bir Hayalet Hikayesi”, zaman aralıklı bir çizgide ilerleyen ardışık anlar bütünü olarak ele alan geleneksel algılamayı yaparken, zamanı biriken, silinen ve üst binen sorgu katmanının tamamı canlı bir bellek olarak yeniden yapılandırılması davet ediyor. Sergi, akrep ve yelkovanın birbirini takip ettiği düzenli zaman gösterimini tersyüz ederek, geçmişin izlerinin yok olmadığını; aksine bugünün içinde çoğalarak varlığını sürdürdüğünü hatırlatıyor.
Sergide yer alan sanatçılar, zaman aralığında Kronos'un ölçülebilir çizgisinden, Aion'un gidişinden ve varoluşuna taşıyarak kendi zaman kurgularını oluşturuyor. Geçmişte “hayaletleri” patlamaya kadar musallat oluyorsa, onun günkü olasılıkları de içinde barındırılıyor; anılar sabit bir arşiv olup, yaşayan bir organizma gibi genişleyen bir yapıya dönüşüyor. Böylece kronolojinin keskin aralıkları genişliyor ve zaman, mesafe ölçümleri dağılarak birbirine karışan katmanlar halinde yeniden kuruluyor.
“Bir Hayalet Hikayesi”, çerçeveli çerçevesini palimpsest fikri etrafında şekilleniyor. Silinmiş ancak tamamen yok olan izlerin, görüntülerin ve hafızanın aynı yüzeyde birlikte var olabilecek bir alan açılan sergi, yalnızca görünenin değil; Biriken zaman zaman da taşıyıcısı altında yer alıyor. Onun katman geçmişi geri çağırırken gelecek de içine davet ediyor.
*Görsel, artxist resmi web sitesinde kayıtlıdır.