Toplumsal Bir Fenomen Olarak Barbenheimer
2023 yılının en önemli sinema olayı Barbenheimer. Duyuruldukları günden beri yalnızca sinemayı değil; moda, güzel sanatlar, müzik gibi pek çok kültür alanını da bu iki büyük film domine ediyor. B
2023 yılının en önemli sinema olayı Barbenheimer. Duyuruldukları günden beri yalnızca sinemayı değil; moda, güzel sanatlar, müzik gibi pek çok kültür alanını da bu iki büyük film domine ediyor. Barbenheimer hikayesi, Warner Bros’un filmleri perdeyle birlikte dijitalde de gösterme kararına kadar geriliyor. 2021 yılında sinema devi Warner Bros, değişen ve gelişen dijital yayın atmosferinden ötürü filmlerini perdeyle aynı anda dijitalde de gösterme kararı almış, ünlü yönetmen Christopher Nolan bu karara tepki göstermişti. Bu büyük tartışma da Nolan’ın bir daha Warner Bros’la çalışmama kararı almasına sebep olmuştu. Bu yılın başında, şubat ayında Nolan’ın filmi Oppenheimer’ın 21 Temmuz’da vizyona gireceği belli olduğunda ise, Warner Bros yılın en büyük yapımı olan Barbie’yi Nolan’ın filmiyle aynı güne koyma kararı aldı. Son düzlükte, Barbenheimer yalnızca izleyicinin örgütlenerek ürettiği bir husumet değil, en başından beri sinema devlerinin tartışma alanıydı.
Öbür yandan Oppenheimer, konu edindiği olaydan da hareketle oldukça politik bir film olarak konumlanıyor. Robert Oppenheimer’ın bir bilim insanı ve duyarlı bir insan olarak iki kimliğinin çatışmasını yakından ele alıyor. Atom bombası, insanlık tarihinin en önemli olaylarından biri. II. Dünya Savaşı’nın bitmesini sağlamasıyla bir kurtarıcı, etkisiyle bir çeşit cehennem, yeni savaşlarda kullanılma ihtimalinden ötürü bir tehdit. Atom bombası Hiroşima ve Nagasaki’de kullanıldıktan sonra, Oppenheimer, kendi yarattığı şeye karşı bir yerde konumlandı. Aynı dönemde, Oppenheimer’ın sola yakın görüşlerinin olduğu, ABD Komünist Partisi’ne yakınlığı ortaya çıkarıldı. Nolan’ın Oppenheimer’ı, bir bilim adamının kendi yarattığı şeyle çatışmasını ve hükümetlerin iki yüzlülüğünü, yarattığınız şeyi kullandıktan sonra sizi nasıl kenara attıklarını ve düşünce özgürlüğünün otoriteler için nasıl bir yalan olduğunu ele alıyor.
Barbie ve Oppenheimer, çoktan çözüldüğünü sandığımız güncel sorunları başka perspektiflerden ele alıyor. İki filmin ana karakterinin de ortak noktası, çözüldüğünü sandıkları problemlerle, sonlandığını sandıkları otoritelerle çatışmaya girmeleri. Bunu bambaşka yollarla yapan iki film, yazar ve yönetmenlerinin sektördeki konumu ve biçim konusundaki farklılıkları gibi sebeplerle sinemaseverleri ikiye bölüyor. Barbie’nin renkli dünyası ve komik altyapısını yeterince ciddi bulmayanlar ve Oppenheimer’ı erkeklikle itham edenlerin eşliğinde iki dev film, gişe rekorları kırmaya devam ediyor.