Tarihi Mekanda Zamanda Yolculuk

Tarihi Mekanda Zamanda Yolculuk

Tarihi Mekanda Zamanda Yolculuk

İstanbul’da Tarihi Yarımada’nın kalbinde yer alan 1600 yıllık Şerefiye Sarnıcı, sanatçıların güncel üretimlere ev sahipliği yapan, yaşayan bir kültür mekânı.

Bugünlerde Seçkin Pirim’in “Dün ile Bugün” sergisi izleyiciyi bu mekânda zamanda yolculuğa çıkarıyor. Su yüzeyinde süzülen yapıtlar aracılığıyla ziyaretçilere etkileyici ve çok katmanlı bir görsel deneyim sunan sergi, izleyicilerini geçmiş ile bugün arasında dolaşmaya çağırıyor.

Bu kadim yapıda sergilenen eserler, su yüzeyinde adeta süzülürcesine konumlandırılmış. Pirim’in son dönem üretimlerini oluşturan sütunlar, lahit çağrışımlı formlar ve akışkan heykel mimarisi pleksi, kâğıt, mermer ve alüminyum gibi geniş yüzeyli malzemelerin dahil olduğu çok katmanlı bir disiplinle biçimleniyor. Sanatçının neominimalist çizgide, Mevlana’nın “birden bütüne” felsefesinden esinlenerek kurguladığı tekrarlayan formlar; kaotik ve çok kimlikli günümüz dünyasına karşı insanın özüne dönme, arınma ve benliğiyle yeniden bağ kurma çabasını simgeliyor.

Mekânın kendi hafızasıyla kurduğu temas, serginin en dikkat çekici boyutlarından biri. Dünyanın önde gelen müze ve galerilerinde üretimlerini sergileyen sanatçı da Şerefiye Sarnıcı gibi tarihsel yükü son derece baskın bir alanda çalışmanın getirdiği sorumluluğa işaret ediyor. Eserlerin görkemi ile yapının baskın mimarisi arasında yakalanan denge, izleyiciye yalnızca görsel değil, derinlikli bir mekânsal tecrübe sunuyor. Kültürel mirası güncel sanat üretimiyle buluşturan bu uluslararası ölçekli yaklaşım, tarihi yarımadanın merkezinde bütüncül bir rota yaratıyor.

“Dün ile Bugün”, 31 Ağustos Pazartesi gününe kadar Şerefiye Sarnıcı’nın büyüleyici atmosferinde ziyaret edilebilir.

Basın tarihine kişisel bir tanıklık

Brieflyart Sanat Galerisi, Türkiye medyasında yarım asrı aşan meslek geçmişiyle simge isimlerden biri olan Zeki Sözer’in yaşamını ve sanatla kurduğu bağı odağına alan “İlklerin İnsanı Zeki Sözer” sergisine ev sahipliği yapıyor. 6-21 Ağustos tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak seçki, yalnızca biyografik ve belgesel nitelikte bir biyografi sunmanın ötesine geçerek Türkiye’nin yaklaşık 70 yıllık medya serüvenini kişisel bir arşiv üzerinden kronolojik bir anlatıyla görünür kılıyor.

TRT’nin ilk haber programına imza atan, kurum bünyesinde Haber Dairesi Başkanlığı yürüten ve BBC’de televizyon yayıncılığı üzerine eğitim alan ilk Türk gazetecilerden biri olan Sözer’in 93 yıllık ömrü bu sergiyle ilk defa kamusal alana taşınıyor. Gazeteciliğe 1958 yılında Ankara’da adım atan Usta Basın Mensubu; Abdi İpekçi’nin davetiyle geçtiği Milliyet’te ülkenin ilk Haber Müdürü unvanını üstlenmiş, gazetenin Avrupa operasyonları ile Frankfurt temsilciliğini idare etmiş ve ilerleyen yıllarda TV8’in Genel Yayın Yönetmenliğini yürütmüştü. Sergide yer alan arşiv materyalleri, gazete kupürleri, özel notlar ve fotoğraflar; Demokrat Parti döneminden 27 Mayıs’a, Babıâli’nin altın yıllarından özel televizyonculuk dönemine uzanan siyasal ve medyatik dönüşümün birinci elden belgeleri niteliğinde.

Melih Aşık, Namık Koçak, Nazım Alpman, Mehmet Turan Akköprülü, Özdemir İnce ile Pınar ve Tufan Türenç’in kaleme aldığı kısa metinlerle zenginleşen sergi, yalnızca mesleki başarıları değil; Karacabey’deki çocukluk yıllarından II. Dünya Savaşı dönemindeki Anadolu atmosferine, İran-Irak Savaşı’nı takip eden alan tecrübesinden emeklilik sonrası tiyatro sahnelerine ve ürettiği pastel resimlere uzanan çok yönlü bir yaşamı bir araya getiriyor. Sözer’in kişisel resim çalışmaları ile aile albümünden karelerin bir arada sunulduğu seçki, nostaljik bir anlatının ötesine geçerek Türkiye’nin haberleşme, televizyonculuk ve basın etiği kültüründeki zihniyet değişimini görünür kılıyor.

Sergi 11.00 - 19.00, pazar günleri ise 13.00 - 19.00 saatleri arasında Brieflyart Sanat Galerisi’nde görülebilir.

 

0