İçses, Yeryüzü ve Kolektif Beden

İçses, Yeryüzü ve Kolektif Beden

İçses, Yeryüzü ve Kolektif Beden

Haftalık Sanat Haberleri (27 Temmuz – 3 Ağustos)

Seni Sevmek Çok Zor!

Çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden Mehtap Baydu, Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi "Seni Sevmek Çok Zor!" ile Arter’de izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının bu sergiye özel ürettiği yeni yapıtlarını yakın dönem üretimiyle bir araya getiren seçki; performans, heykel, fotoğraf ve video arasındaki sınırları eriterek bedenin ve nesnenin etkileştiği katmanlı bir deneyim alanı yaratıyor.

Sabit kimliklere ve yerleşik tanımlara meydan okuyan sergi; arzunun temelinde yatan mesafe, gerilim ve kırılganlığı odağına alıyor. Baydu’nun sanat pratiğinde köklü bir yere sahip olan "kalıp alma" yöntemi üzerinden biçimlenen eserler; seramik, bronz, kumaş ve cam gibi farklı malzemelerle hayat buluyor. Sanatçı; parçalama, çoğaltma ve iz bırakma teknikleriyle kolektif bir bedenin ve çokluk hissinin izini sürüyor.

Serginin en heyecan verici odak noktalarından biri ise Baydu’nun ilk olarak 2019’da Berlin’de gerçekleştirdiği "Nefes (Atem)" başlıklı performansının Arter’deki mekâna uyarlanan canlı icrası. İlk kez bir sanat kurumu bünyesinde izleyiciyle buluşan bu performansta sanatçı, performans alanıyla birebir ölçülerdeki devasa bir balona üfleyerek kendi görünmez nefesini somut ve hacimli bir nesneye dönüştürüyor.

Sıkışmışlık ve aradalık hissini merkezine alan bu canlı performans, serginin açılışından itibaren yaklaşık yirmi gün boyunca takip edilebilecek. Ziyaretçiler, Baydu’nun nefesiyle şişen balon tüm alanı kaplayana kadar devam edecek olan bu zamansal dönüşümü şeffaf bir cam bölmenin ardından deneyimleme fırsatı bulacak.

Performansın nesneye, nesnenin ise performatif süreçlere evrildiği "Seni Sevmek Çok Zor!", sanatseverleri dönüşüm, yabancılaşma ve aradalık kavramları üzerine düşünmeye davet eden çok yönlü bir görsel anlatı sunuyor.

Yeryüzünün Çok Sesli Hafızası: Galeri Işık’ta "Symphony of the Earth"

Doğanın dönüştürücü gücünü ve zamanın izlerini çağdaş sanatın farklı disiplinleriyle buluşturan “Symphony of the Earth” sergisi, Galeri Işık Teşvikiye’de kapılarını açtı. 10 Eylül’e kadar ziyarete açık olan sergi, yeryüzünün çok katmanlı yapısını ve canlı ritmini sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Küratörlüğünü Zeynep Albeniz Erbelger’in üstlendiği seçki, dokuz sanatçının resim, heykel ve disiplinlerarası üretimlerini bir araya getiriyor. Gustav Mahler’in "Bir senfoni, dünya gibi olmalıdır. Her şeyi içine almalıdır." sözünden ilhamla kurgulanan sergi; doğayı tek bir sesten değil, birbirine karışan sayısız ritimden oluşan devasa bir bütün olarak ele alıyor.

Soyhan Baltacı, Serdar Acar, Burak Kutlay, Nilüfer Yıldırım, Nilay Özenbay, Elif Nadas, H. Merve Güç, Özge Kahraman ve Selin Aral’ın yapıtlarının yer aldığı gösterim, doğanın hem görünür hem de görünmeyen katmanlarını farklı estetik yaklaşımlarla yorumluyor. Zaman, dönüşüm ve bellek kavramları etrafında biçimlenen “Symphony of the Earth”, izleyicileri yaşayan dünyanın çok sesli yapısını yeniden keşfetmeye ve doğaya daha derin bir perspektiften bakmaya davet ediyor.

 

*Görsel, fmv.edu. resmi web sitesinden alınmıştır.

İçses ve İçyapı

Çağdaş sanatın ve avangart hareketin en etkili figürlerinden Yoko Ono’nun Türkiye’deki en kapsamlı sergisi "İçses ve İçyapı", Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) sanatseverlerle buluşuyor. Akbank’ın desteği ve İspanya’daki MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) işbirliğiyle hayata geçirilen sergi, sanatçının yetmiş yılı aşan köklü ve çok yönlü üretiminden 67 eseri bir araya getiriyor.

25 Haziran – 27 Aralık 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek olan sergi, Ono’nun 1950’lerin sonlarında New York’ta başlayan sanatsal yolculuğuna ışık tutuyor. Erken dönem talimat parçalarından kavramsal yapıtlara; performans, film, enstalasyon ve izleyiciyi sürecin bir parçası kılan katılımcı işlere kadar uzanan seçki, avangart sanatın sınırlarını yeniden tanımlıyor.

Adını Yoko Ono’nun 1964 yılında ortaya attığı "içses" ve "içyapı" kavramlarından alan sergi, SSM’nin galeri alanlarının yanı sıra tarihi Atlı Köşk’e ve müze bahçesine kadar yayılıyor. Gezici bir sergiden ziyade iki kurumun ortak küratoryal vizyonuyla şekillenen bu özel buluşma; izleyicileri hayal gücü, algı, bellek, barış ve insan ilişkileri üzerine derin bir sorgulamaya davet ediyor.

Sergiye, Ahu Antmen, Álvaro Rodríguez Fominaya, Connor Monahan ve Jon Hendricks’in metinlerinin yanı sıra Yoko Ono’nun kendi kaleme aldığı yazıları da kapsayan kapsamlı bir Türkçe-İngilizce katalog eşlik ediyor.

Yoko Ono’nun ufuk açıcı dünyasını keşfetmek isteyenler, "İçses ve İçyapı" sergisini 27 Aralık’a kadar pazartesi günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Sakıp Sabancı Müzesi’nde deneyimleyebilir.

Kapak Görsel, gazetesu.sabanciuniv resmi web sitesinden alınmıştır.

 

0