Bir Terastan Bir Sarnıca, Bir Yaz Akşamına

Bir Terastan Bir Sarnıca, Bir Yaz Akşamına

Bir Terastan Bir Sarnıca, Bir Yaz Akşamına

Haftalık Sanat Haberleri (17 Ağustos – 24 Ağustos)

Elgiz Müzesi’nde Heykelin Farklı Yolları “Bağlantılar Kesişmeler”de Bir Araya Geliyor 

Elgiz Müzesi’nin gelenekselleşen Teras Sergileri’nin 18’incisi, “Bağlantılar Kesişmeler” temasıyla 17 Ekim’e kadar ziyaretçilerini ağırlıyor. Müzenin 25. yılına denk gelen sergi, çağdaş heykelin farklı üretim biçimlerini İstanbul’un açık hava atmosferinde bir araya getiriyor. 

 

Açık çağrı yöntemiyle gerçekleştirilen sergide, 190 sanatçının başvurusu arasından danışma kurulunun seçtiği 31 sanatçının eseri yer alıyor. Büyük ölçekli heykellerden oluşan seçki; insanın doğayla ve çevresiyle ilişkisini, değişen mekân algısını, teknolojik dönüşümü ve geleceğe dair sorgulamaları farklı biçimlerde ele alıyor. 

 

“Bağlantılar Kesişmeler”, adından hareketle karşıtlıkların birbirinden ayrıldığı değil, birbirine temas ettiği alanlara odaklanıyor. Zıtlık ve birliktelik, gerilim ve buluşma, bireysel olan ile kolektif olan arasındaki ilişkiler, sergide heykelin fiziksel varlığı üzerinden yeniden düşünülüyor. Sanatçıların farklı malzeme, biçim ve anlatım yöntemleri ise güncel heykelin tek bir estetik doğrultuda ilerlemediğini ortaya koyuyor. 

 

İki bin metrekarelik Elgiz Müzesi terasına yayılan sergi, heykeli kapalı galeri mekânının sınırlarından çıkararak doğa, mimari ve kent manzarasıyla doğrudan ilişkiye sokuyor. Böylece yapıtlar yalnızca kendi biçimleriyle değil, içinde bulundukları çevreyle kurdukları bağ üzerinden de okunabiliyor. 

 

Teras Sergileri, Elgiz Müzesi’nin 10. kuruluş yılı kapsamında Haşim Nur Gürel ve Can Elgiz’in projelendirmesiyle hayata geçirilmişti. Serinin 18. edisyonunun danışma kurulunda Rahmi Aksungur, Nilüfer Ergin, Meliha Sözeri, Ömer Emre Yavuz ve Can Elgiz bulunuyor. 

 

Sergide Arif Yıldız, Aslı İrhan, Ata Arıtürk, Aylin Taslak, A. Elif Aydoğmuş, Beyza Çaylak, Boutheyna Bouslama, Caner Şengünalp, CCK, Ceylan Dökmen Sakin, Derya Kazan, Diren Demir, Emin Çelik, Ezgi İzmen, Fatoş Dikenova İlankut, Fulya Asyalı, H. Şeyma Üstüner Uzunöz, Halil Daşkesen, Kıvılcım Harika Seydim, Mehmet Sinan Yücel, Melis İmrağ, Muhammed Mirac Ceyhan, Muhammet Hanifi Zengin, Muhammet İşçi, Murat Atabek, Okan Ünal, Önder Yağmur, Özgür Turhan, Roben Divarcı, Selen Sustam ve Ulaş Korkmaz’ın eserleri yer alıyor. 

 

*Görsel, Forbes Türkiye web sitesinden alınmıştır. 

 

AIMA Müzik Festivali Ayvalık’ta Müzikle Dolu Bir Yaz Buluşması Sunuyor 

Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin (AIMA) düzenlediği AIMA Müzik Festivali, 12. edisyonuyla 18-30 Ağustos tarihleri arasında Ayvalık ve Cunda’da müzikseverlerle buluşuyor. Festival, klasik müzik repertuvarının yanı sıra farklı müzikal gelenekleri bir araya getiren programıyla yazın son günlerinde geniş bir konser seçkisi sunuyor. 

 

Festivalin açılışı 18 Ağustos’ta Alev-Halis Komili Evi’nde gerçekleşecek AIMA Yaylı Altılısı konseriyle yapılacak. Tanja Becker-Bender, Pelin Halkacı Akın, Efdal Altun, Arcan İsenkul, Gözde Yaşar ve Poyraz Baltacıgil’den oluşan topluluk, Antonín Dvořák ve Johannes Brahms’ın yaylı altılılarıyla festivalin ilk konserini gerçekleştirecek. 

 

Programın dikkat çeken duraklarından biri 21 Ağustos’ta Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşecek Kolektif İstanbul konseri olacak. Saat 21.00’de başlayacak ve ücretsiz olarak izlenebilecek konserde topluluk, caz ve funk altyapılarını Anadolu ve Balkan müziklerinin ritimleriyle buluşturacak. 

 

Festival, klasik müzik repertuvarının farklı dönemlerine uzanan konserlerle devam edecek. 23 Ağustos’ta Varyon Quartet, Ayvalık Belediyesi Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde Mozart’ın “Dissonance” olarak bilinen 19. Yaylı Kuarteti ile Brahms’ın Do minör Yaylı Kuarteti’ni seslendirecek. 

 

25 Ağustos’ta ise kemancı Jaime Naya ve piyanist Eda Seviniş, AIMA Haluk Barutçuoğlu Evi’nde Schumann, Manuel de Falla, Ahmed Adnan Saygun ve Béla Bartók’un eserlerinden oluşan bir programla sahne alacak. 

Genç müzisyenleri de programın önemli bir parçası hâline getiren festivalde Nomad Quartet, 28 Ağustos’ta Çataltepe Pür Records Studio Sahnesi’nde dinleyiciyle buluşacak. Yume Zamponi, Barok Bostancı, Ali Emir Bostancı ve Lal Karaalioğlu’ndan oluşan topluluk, klasik ve çağdaş eserlerden oluşan repertuvarını seslendirecek. 

 

12. AIMA Müzik Festivali’nin kapanışı ise 30 Ağustos’ta Anadolu Uygarlıkları Sergisi - Kırlangıç’ta gerçekleşecek. Keman sanatçısı İmge Tilif’in J. S. Bach’ın solo keman eserlerinden oluşan performansıyla sona erecek festival, Ayvalık’ın farklı mekânlarını müzikle buluşturan bir yaz programı olarak öne çıkıyor. 

 

 

*Görsel, ayvalikmusic.org resmi web sitesinden alınmıştır. 

 

Alex Červený, İstanbul’u Bir Sarnıcın İçinden Yeniden Haritalıyor 

Brezilyalı sanatçı Alex Červený’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Karşılaşmalar Atlası”,31 Ocak 2027 tarihine kadar Zeyrek Çinili Hamam’ın Bizans sarnıcında izleyiciyle buluşacak. Anlam de Coster küratörlüğündeki sergi, sanatçının İstanbul’a dair araştırmalarından hareketle astronomi, şehir, mimarlık ve beden arasındaki ilişkileri ele alıyor. 

 

16.yüzyılda Mimar Sinan tarafından inşa edilen Zeyrek Çinili Hamam’ın altında yer alan tarihî sarnıç, serginin yalnızca mekânı değil, aynı zamanda anlatısının önemli bir parçası hâline geliyor. Červený’nin yeni ürettiği çalışmalar, daha önce sergilenmemiş eserleriyle birlikte sarnıcın farklı bölümlerine yerleştirilerek mekân boyunca ilerleyen görsel bir anlatı oluşturuyor. 

Sergide tuval üzerine resimlerin yanı sıra parşömenden üretilmiş bir heykel, tarihî astronomi risaleleri ve İstanbul gravürleri üzerine sanatçının yaptığı müdahaleler ile nakış işlemeli peştemal yerleştirmeleri bulunuyor. Çalışmaların sarnıç boyunca konumlanışı, mekânı adeta sayfaları açılan bir kitaba dönüştürüyor. 

 

Červený’nin İstanbul araştırmasının önemli duraklarından biri ise Boğaz. Sanatçı, İstanbul’a yaptığı ilk seyahatten ve şehrin tarihsel temsillerinden yola çıkarak yeni desen ve resimler üretti. Hollandalı ressam ve seyyah Cornelis de Bruyn’un Voyage Au Levant kitabında yer alan iki İstanbul gravürünün tıpkıbasımları üzerine gerçekleştirilen müdahaleler, sanatçının tarihsel imgelerle kurduğu kişisel diyaloğu görünür kılıyor. 

Sergide Boğaz’ı merkeze alan üç yeni yağlı boya eser de yer alıyor. Červený’nin sembol ve kaligrafiyi bir araya getiren kendine özgü görsel diliyle şekillenen bu çalışmalar, İstanbul’un tarihsel, coğrafi ve kültürel katmanlarını çağdaş bir bakışla yeniden yorumluyor. 

 

“Karşılaşmalar Atlası”, böylece İstanbul’u yalnızca bir şehir olarak değil; farklı dönemlerin, anlatıların, bedenlerin ve bakışların birbirine değdiği hareketli bir alan olarak ele alıyor. Serginin yer aldığı tarihî sarnıç ise geçmiş ile bugün arasındaki bu karşılaşmayı doğrudan mekânın hafızası üzerinden deneyimleme imkânı sunuyor. 

 

 

0