Kile Dokunmanın En Yaratıcı Hali: Heykel Atölyesi

Kile Dokunmanın En Yaratıcı Hali: Heykel Atölyesi

Kile Dokunmanın En Yaratıcı Hali: Heykel Atölyesi

Kilin ellerinizde yavaş yavaş bir forma dönüşmesini izlemek, üretmenin en keyifli yanlarından biri. Decollage Art Space Heykel Atölyesi; malzemeyi tanımak, üç boyutlu düşünmek ve kendi yorumunuzu ortaya koymak isteyenler için uygulamalı ve yaratıcı bir deneyim sunuyor.

Kile Dokunmanın En Yaratıcı Hali: Heykel Atölyesi

Günlük hayatın içinde ellerimizi kullanarak gerçekten bir şey ürettiğimiz anlar giderek azalıyor. Çoğu zaman ekranların başındayız; işlerimizi bilgisayarda hallediyor, boş zamanımızda bile telefondan kopamıyoruz.

Belki de bu yüzden kil gibi doğrudan dokunabildiğimiz bir malzemeyle çalışmak insana beklediğinden çok daha iyi geliyor.

Önünüzde şekilsiz bir kil parçası var. Birkaç dakika sonra elinizde yavaş yavaş bir form oluşmaya başlıyor. Bazen düşündüğünüz gibi ilerliyor, bazen yaptığınız bir bölümü bozup yeniden başlıyorsunuz. Heykel üretiminin en güzel taraflarından biri de bu zaten: süreç size sürekli başka bir ihtimal gösteriyor.

Heykel Yaparken Biraz Daha Farklı Bakmaya Başlıyorsunuz

Bir objeye baktığımızda genellikle onu bir bütün olarak görüyoruz. Heykel üzerinde çalışmaya başladığınızda ise durum biraz değişiyor.

Bir yüzeyin açısını, formun ağırlığını, boşlukları ve ışığın hangi noktaya nasıl düştüğünü fark etmeye başlıyorsunuz.

Küçük gibi görünen bir değişiklik bile ortaya çıkan çalışmanın bütün havasını değiştirebiliyor.

Bir bölgeye biraz daha kil eklemek, başka bir noktadan malzeme çıkarmak ya da yüzeyi birkaç hareketle düzeltmek…

Bütün bunlar zaman içerisinde gözünüzün forma daha dikkatli bakmasını sağlıyor.

Üstelik ilk defa deneyen biri için bile oldukça keyifli bir keşif süreci ortaya çıkıyor.

Kil ile Çalışmanın Güzel Tarafı: Hata Yapabilirsiniz

Sanatla ilgilenmek isteyen birçok kişinin kafasında benzer bir düşünce oluyor:

“Ya yapamazsam?”

Kil bu konuda oldukça rahat bir malzeme.

Bir yeri beğenmediğinizde değiştirebilirsiniz. Fazlalığı alabilir, eksik gördüğünüz bölgeye yeniden malzeme ekleyebilirsiniz.

Yani yaptığınız ilk hareketin doğru olması gerekmiyor.

Hatta çoğu zaman çalışmanın en keyifli bölümü, başlangıçtaki fikrin süreç içerisinde değişmesi oluyor.

Başta kafanızda başka bir form varken, çalışmanın sonunda tamamen farklı ama size ait bir şey ortaya çıkabiliyor.

Bir Heykelin Göründüğünden Daha Fazla Aşaması Var

Dışarıdan bakıldığında heykel yapmak yalnızca kile şekil vermek gibi görünebilir.

Oysa işin içinde strüktürden yüzey kullanımına, geometrik ve organik formlardan boşluk-doluluk ilişkisine kadar birçok farklı detay bulunuyor.

Decollage Art Space’te gerçekleştirilen Heykel Atölyesi’nde de üretim adım adım ilerliyor.

Kil ve çamurun yapısını tanırken form oluşturma, yüzey üzerinde çalışma ve üç boyutlu düşünme gibi konular uygulama içerisinde ele alınıyor.

İlerleyen aşamalarda anatomik form, ışık ve gölge ilişkileri, kalıp, döküm, tesviye ve patina gibi heykel üretiminin farklı noktalarını da görmek mümkün.

Böylece yalnızca ortaya çıkan son çalışmaya değil, bir heykelin nasıl oluştuğuna dair bütün sürece daha yakından bakabiliyorsunuz.

Eller Çalışırken Zihin de Biraz Yavaşlıyor

Kil ile çalışırken dikkat başka bir yere kayıyor.

Bir noktadan sonra telefonunuzu kontrol etmeyi ya da dışarıda sizi bekleyen işleri düşünmeyi bırakabiliyorsunuz.

Çünkü önünüzde sürekli küçük kararlar vermeniz gereken bir form var.

Biraz ekliyorsunuz.

Geri çekilip bakıyorsunuz.

Beğenmediğiniz bir bölümü düzeltiyorsunuz.

Sonra tekrar bakıyorsunuz.

Bu tekrarın kendi içinde sakin bir ritmi oluşuyor.

Belki de sanatla uğraşmanın insana iyi gelen taraflarından biri tam olarak burada başlıyor.

Ortaya güzel bir şey çıkarmaya çalışırken, farkında olmadan birkaç saat boyunca yalnızca yaptığınız işe odaklanıyorsunuz.

Daha Önce Hiç Heykel Yapmadıysanız?

Bunun bir engel olduğunu düşünmeyin.

İlk defa kil ile çalışmak zaten deneyimin en ilginç taraflarından biri olabilir.

Malzemenin nasıl hareket ettiğini, ne kadar baskı uygulamanız gerektiğini ya da düşündüğünüz formu nasıl oluşturacağınızı zaman içerisinde keşfediyorsunuz.

Burada önemli olan ilk çalışmada kusursuz bir sonuç ortaya çıkarmak değil.

Malzemeyi tanımak, ellerinizi kullanmak ve kendi üretim sürecinizi yaşamak.

Sanatla daha önce ilgilenmiş kişiler için de heykel farklı bir bakış açısı sunuyor. Özellikle çizim ve resim gibi iki boyutlu çalışmalar yapanlar için hacim ve form üzerine düşünmek bambaşka bir deneyime dönüşebiliyor.

İstanbul’da Hafta Sonunu Biraz Farklı Geçirmek İsteyenlere

İstanbul’da hafta sonu planı yaparken çoğu zaman aynı seçenekler arasında dönüp duruyoruz.

Bir kafede oturmak, yemek yemek, alışveriş yapmak…

Bazen bunların dışına çıkıp gerçekten bir şey üretmek çok daha iyi hissettirebiliyor.

Suadiye’de bulunan Decollage Art Space, özellikle Kadıköy ve Bağdat Caddesi çevresinde farklı bir sanat etkinliği arayanlar için ulaşması kolay bir alternatif.

Tek başınıza katılabileceğiniz gibi bir arkadaşınızla ya da birlikte yeni bir şey deneyimlemek istediğiniz biriyle de gelebilirsiniz.

Herkes kendi çalışmasına odaklansa bile aynı masada üretmenin oluşturduğu farklı bir sosyal ortam var.

Günün Sonunda Elinizde Size Ait Bir Şey Kalıyor

Heykel atölyesinden çıktığınızda geriye yalnızca birkaç saatlik güzel bir etkinlik kalmıyor.

Başlangıcından sonuna kadar sizin şekillendirdiğiniz bir çalışma ortaya çıkıyor.

Üzerinde karar verdiğiniz, değiştirdiğiniz, bazen bozup yeniden yaptığınız bir form…

Belki ilk düşündüğünüzden farklı olacak.

Belki küçük kusurları olacak.

Ama size ait olacak.

Sanırım elinizle bir şey üretmenin en güzel tarafı da bu.

Her şeyin kusursuz olması gerekmiyor.

Bazen sadece bir parça kile dokunmak ve nerede biteceğini bilmeden başlamanız yeterli.

0