Kelimelerin, Bağların ve Şehirlerin İçinden Geçen Sanat
Haftalık Sanat Haberleri (01.06.2026 – 08.06.2026)
Müze Gazhane’de Türler Arası Dayanışma Çağrısı: “Barı-n/m-ak”
Müze Gazhane, sanatın dönüştürücü gücünü hayvan hakları savunuculuğuyla bir araya getiren “Barı-n/m-ak” sergisine ev sahipliği yapıyor. İBB Kültür ve İBB Miras tarafından hayata geçirilen sergi, 31 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek.
Küratörlüğünü Hicran Aksöz’ün üstlendiği sergi, aynı adı taşıyan sosyal sorumluluk projesinin bir uzantısı olarak sanat aracılığıyla farkındalık yaratmayı ve somut dayanışma modelleri geliştirmeyi amaçlıyor. Toplam 27 çağdaş sanatçının eserlerinin yer aldığı sergi, izleyicileri kentte birlikte yaşam, barınma hakkı ve türler arası dayanışma kavramları üzerine düşünmeye davet ediyor.
Sergide Özge Akdeniz, Ozan Atalan, Vahap Avşar, Melis Baçaru, Beyza Boynudelik, Cins, Yağmur Çalış, Bekir Dindar, Alea Pınar Du Pre, Çağdaş Erçelik, Arzu Ertekin, Güler Güçlü, Osman Gültepe, Seydi Murat Koç, Mehmet Sinan Kuran, Burak Kutlay, Gönül Nuhoğlu, Tuğba Öztopçu, Lebriz Rona, Ezgi Sandıkçı, Gonca Sezer, Nilüfer Şatana, Erkut Terliksiz, Cansu Yıldıran, Çiğdem Yıldırım, İpek Yücesoy ve Baysan Yüksel’in çalışmaları bulunuyor. Sanatçıların bir bölümü sergi için yeni eserler üretirken, bazıları mevcut çalışmalarıyla projeye katkı sunuyor.
Tipografik bir müdahaleyle şekillenen “Barı-n/m-ak” başlığı, “barınak” ve “barınmak” kavramlarını aynı anda tartışmaya açıyor. Kelimedeki kırılmalar; kentte kimlerin barınabildiği, hayvanlar için barınakların ne ifade ettiği ve yaşam alanlarının nasıl şekillendiği gibi soruları gündeme taşıyor. Sergi, eksik ya da fazla harfler aracılığıyla hayvanların tamamlanmayı bekleyen yuvalarına ve bu eksikliği giderme sorumluluğuna işaret ediyor.
Sergi süresince düzenlenecek sanatçı söyleşileri ve atölye çalışmalarıyla ziyaretçiler, eserlerin üretim süreçleri ve hayvan hakları teması üzerine sanatçılarla bir araya gelecek. Program kapsamında çocuklar ve yetişkinlere yönelik yaratıcı etkinlikler de gerçekleştirilecek.
Projenin sonunda sanatçılar, eserlerini koleksiyonerlerle buluşturacak. Bu buluşmadan elde edilen destekle Beşiktaş Belediyesi Barınakları ve Angels Farm’ın acil ihtiyaç listelerinde yer alan malzemeler doğrudan temin edilerek projeye somut katkı sağlanacak.
*Görsel, ataturkkitapligi.ibb.gov.tr resmi web sayfasından alınmıştır.
Barbare Studio’nun İkinci Sergisi “Temas Bölgesi” Tekirdağ’da Açılıyor
Celine Topsakal tarafından kurulan Barbare Studio’nun ikinci sergisi “Temas Bölgesi”, 14 Haziran’da küratör T. Melis Golar’ın yürütücülüğünde Tekirdağ’daki Barbare Bağları’nda sanatseverlerle buluşuyor.
Barbare Studio’nun sanatçıları üzüm bağlarında üretim yapmaya davet ettiği proje kapsamında gerçekleştirilen sergi, bu yıl doğaya daha yakından ve araştırmacı bir perspektifle bakmayı öneriyor. İlk dönemde Barbare Bağları’nın manzarası, sınırları ve coğrafi konumuna odaklanan çalışmaların ardından “Temas Bölgesi”, odağını bağların görünmeyen yaşam ağlarına çeviriyor.
Sergide yer alan sanatçılar, dürbünün yerini mikroskobun aldığı bir bakış açısıyla toprağı, organizmaları, üzümü ve tüm ekolojik ilişkileri inceliyor. Bağların yüzeyinde değil, derinlerinde dolaşarak hissedilmeyeni duyulur, görünmeyeni görünür kılmaya çalışıyor. Çalışmalar, doğadaki karmaşık sistemleri ve canlı-cansız varlıklar arasındaki ilişkileri sorgulayan bir araştırma alanı açıyor.
Serginin kavramsal çerçevesini, gezegeni yaşayan bir organizma olarak ele alan Gaia Hipotezi oluşturuyor. Atmosferden bitkilere, hayvanlardan insanlara kadar tüm yaşam formlarını birbirine bağlı bir bütün olarak değerlendiren bu yaklaşım, sanatçıların üretim süreçlerine de yön veriyor. Böylece yaşam, birbirinden bağımsız unsurların toplamı değil, sürekli etkileşim hâlindeki ilişkiler ağı olarak ele alınıyor.
“Temas Bölgesi”nde A. Serkan Aka, Action Pyramid, Ayça Ay, Egle Oddo, Elmas Deniz, Ezgi Kılınçaslan, Fırat Engin, İrem Apak, Kıymet Daştan, Orkan Telhan, Pınar Marul, Rozelin Akgün, Sinem Dişli, Tabita Rezaire ve Yasemin Özcan’ın eserleri yer alıyor.
Doğa, ekoloji ve birlikte varoluş üzerine düşünmeye davet eden sergi, Barbare Bağları’nın özgün coğrafyasında sanat ile yaşam arasındaki temas noktalarını görünür kılıyor.

*Görsel, studio.barbare resmi instagram sayfasından alınmıştır.
Edirne Bienali Köprüler Kuruyor
Bu yıl ilk kez düzenlenen Edirne Bienali, “Köprüler” temasıyla 28 Haziran’a kadar ziyaretçilerini ağırlıyor. Tarihi kent dokusuna yayılan bienal, 23 ülkeden 213 sanatçıyı bir araya getirerek hafıza, kimlik, göç, teknoloji ve kültürel çeşitlilik üzerine çok katmanlı bir diyalog alanı oluşturuyor.
Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Edirne; mimarisi, nehirleri, sınır kenti kimliği ve çok kültürlü yapısıyla bienalin merkezine yerleşen “köprü” kavramına güçlü bir bağlam sunuyor. Bienal, yalnızca fiziksel köprüleri değil, geçmiş ile bugün, yerel ile evrensel ve gelenek ile çağdaş sanat üretimi arasında kurulan görünmez ilişkileri de görünür kılmayı amaçlıyor.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği, Edirne Belediyesi ve Trakya Üniversitesi’nin destekleriyle; Resim Heykel Müzeleri Derneği ile Yaratıcı Çocuklar Derneği öncülüğünde gerçekleştirilen bienal, uluslararası ölçekte yeni bir kültür-sanat platformu olarak dikkat çekiyor.
Bienalin açılışının Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 21 Mayıs Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü’ne denk gelmesi ise etkinliğin kapsayıcı ve çoğulcu yaklaşımını güçlendiriyor. Açılışla birlikte Edirne, yalnızca sanat eserlerinin sergilendiği bir kent olmanın ötesine geçerek farklı kültürlerin, fikirlerin ve deneyimlerin buluştuğu bir karşılaşma alanına dönüşüyor.
Didem Çapa koordinasyonunda gerçekleşen Edirne Bienali, klasik bienal modellerinden ayrılarak tek bir küratoryal bakış yerine çok sesli bir düşünsel yapı öneriyor. Bienalin küratör ekibinde Atilla Güllü, Coşar Kulaksız, Fırat Arapoğlu, Görkem Kızılkayak, Gu Zhenqing, İsmail Erim Gülaçtı ve Songül Güneş Gültekin yer alıyor.
Sergiler, performanslar, söyleşiler ve atölyelerden oluşan program, sanatçıları, akademisyenleri ve izleyicileri ortak bir düşünme zemini etrafında buluşturuyor. Bu yönüyle Edirne Bienali, yalnızca izlenen bir etkinlik değil, katılımcılarına deneyim ve etkileşim odaklı bir sanat platformu sunuyor.