Salt’ta ‘Barajdan Sızanlar’

Salt’ta ‘Barajdan Sızanlar’

Salt’ta ‘Barajdan Sızanlar’

Salt’tan Gülce Özkara tarafından programlanan sergi, 23 Ağustos’a dek Salt Beyoğlu’nda ücretsiz ziyarete açık olacak.

Arazinin Kazınmış Hafızası

Salt Beyoğlu’nda 22 Nisan’da açılan “Barajdan Sızanlar” sergisi, Doğu Akdeniz’den Körfez Bölgesi’ne uzanan bir coğrafyada arazinin hafıza ve arşivle ilişkisini merkeze alıyor. Sergi her katında farklı bir atmosfer yaratıyor.

Barajlar, kanallar, petrol kuyuları, jeotermal santraller, gözetim sistemleri, baz istasyonları, fiziksel peyzajın yanı sıra onun etrafında şekillenen sosyal ve kültürel bağları da dönüştürür. Ancak toplumsal bellek yok olmaz, aksine araziye kazınır. Nehirler, bataklıklar, sokaklar, kahvehaneler hafızayı tutan birer arşiv haline gelir.

Dima Srouji’nin “A Crack in the Water Followed by Return” (Çatlaktan Sızanlar ve Geri Dönüş), küvete yansıtılmış bir videoyla ve esere eşlik eden müzikle izleyiciyi karşılıyor. Aynı bölümde belki de çok fazla kişinin haberinin olmadığı bir belgesel yer alıyor. Fredj Moussa’nın “Mirage, The Inner Sea (İç Deniz, Bir Serap)” isimli 2024’te çektiği belgesel, Sahra Çölü’ne Akdeniz’den su getirerek bir iç deniz oluşturma projesinin çıktılarını gözler önüne seriyor. Sömürgeci bir ütopik “iç deniz” projesi, tahmin edileceği üzere başarıya ulaşmazken çevrede yaşayan yerel halka zarar veriyor. Getirilen su çoğu zaman devasa kum kütleleri tarafından ziyan ediliyor, buharlaşan su yağmurlar aracılığıyla çöle yağdığında hiçbir etkisi olmazken çekilen sular tarım arazilerini yok etmeye başlıyor. Aynı katta Yelta Köm, “hep seninleydim” (2026) üretimiyle Metincan Güzel, “Too Close to Home (Eve Fazlasıyla Yakın)” eseriyle görünmez telekominikasyon ağlarının görünmez peyzajını bizlere gösteriyor.

Bir kat yukarıda mavi ışıklar altında oluşturulmuş atmosfer Merve Ünsal’ın “Sinkhole Syntax (Obruğun Sözdizimi)” projesinden. Ünsal, özellikle İç Anadolu Bölgesi’nin en büyük sorunlarından obrukların oluşumuna odaklanıyor. Yıllarca süren su çekme pratiğinin yarattığı boşluğun genellikle bir gecede ve bir anda oluşması, genel olarak oluşurken hiç tanık olunmamasına değinen Ünsal, obruk görüntülerini oluşumun hayali bir tanıklığıyla bize de duyuruyor.

Bir üst kattaki Al-Wah'at Collective’in “Wild Hedges (Yabani Çitler) projesi ise kolonyal tarihlerin farklı coğrafyalardaki izlerini iki tür üzerinden inceliyor: Koşinil böceği ile konak bitkisi frenk inciri. Bir kaktüs türü olan frenk inciri (Opuntia ficus-indica), Filistin’de yüzyıllar boyunca köy sınırlarını ve tarım alanlarını belirleyen doğal bir çit işlevi görür. 1948’deki Nakba’nın ardından yok edilen yerleşimlerin izleri silinmeye çalışılsa da kaktüsler eski yerlerinden filizlenmeye devam eder. Arapça “sabır” anlamına gelen sabr ($صبر$) ismiyle bilinen bu tür, Filistinliler için kök salmanın, hayatta kalmanın ve direnişin bir sembolüdür.

Ancak bu bitki “yerli” değildir; kırmızı boya üretimi için yetiştirilen koşinil böceğiyle (Dactylopius coccus) birlikte, 16. yüzyılda İspanyol sömürgeciler tarafından Meksika’dan Avrupa’ya taşınmıştır. Böcek Avrupa ikliminde tutunamazken, kaktüs Akdeniz’e uyum sağlar ve Filistin’de köklenir. Son yirmi yılda ise sahte koşinil (Dactylopius opuntiae), Akdeniz’e yayılarak geniş kaktüs alanlarını büyük ölçüde tahrip eder.

Bu iki tür etrafında şekillenen sömürgeci anlatıların izini süren Wild Hedges, “yerli”, “istilacı”, “evcil”, “yabani” gibi kavramları tartışmaya açar; insan merkezci bakışın ötesine geçerek odağı ekosistemlerin karşılıklı uyum ve dönüşüm süreçlerine çevirir.

Sergide sunulan işler, proje kapsamında Filistin ve Meksika’da yürütülen atölyeler ile saha araştırmalarının bir ürünüdür.

Salt’tan Gülce Özkara tarafından programlanan sergi, 23 Ağustos’a dek Salt Beyoğlu’nda ücretsiz ziyarete açık olacak. Sergiye eşlik eden kamu programları ve ayrıntılı bilgi için: saltonline.org.

Sanatçılar: Haig Aivazian, Monira Al Qadiri, Al-Wah’at Collective, Mehmet Ali Boran, Can Candan, Aslıhan Demirtaş, Alia Farid, Metincan Güzel, Emre Hüner, Evrim Kaya, Yelta Köm, Fredj Moussa, Dima Srouji, Aslı Uludağ, Merve Ünsal

 

0