23 Şubat 2026 Pazartesi

Hayal Edilen, Hatırlanan, Öngörülen

Eda Çamlı  |  Ed. Seda İstifciel

Haftalık Sanat Haberleri (23 Şubat- 2 Mart) :

İstanbul Modern’den Yeni Sergi: “Panorama: Hayaller ve Yerler”

İstanbul Modern, Türkiye’de güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata tematik bir çerçeve sunmayı amaçlayan “Panorama: Hayaller ve Yerler” başlıklı yeni sergisini 18 Ekim’e kadar sanatseverlerle buluşturuyor. Burgan Bank’ın dijital bankacılık markası ON Dijital Bankacılık desteğiyle gerçekleşen sergi, farklı kuşaklardan 18 sanatçının 2010’lardan bu yana ürettiği yapıtları kapsamlı bir seçkiyle bir araya getiriyor.

Müzenin birinci kat galerilerine yayılan sergi; düşsel manzaralar, kurgusal portreler ve alternatif mekân tahayyülleri aracılığıyla izleyiciyi dünyayla kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor. Yerleştirmelerden hareketli görüntülere, yapay zekâ uygulamalarından arşivsel malzemelere uzanan üretimler, fotoğrafın güncel sanat içindeki dönüşen konumuna işaret ediyor.

Sergide; Larissa Araz, İlgen Arzık, Emre Baykal, Silva Bingaz, Hasan Deniz, Umut Erbaş, Cem Ersavcı, Ece Gökalp, Cemre Yeşil Gönenli, Ege Kanar, Zeynep Kayan, Metehan Özcan, Yusuf Sevinçli, İrem Sözen, Selim Süme, Kerem Uzel, Begüm Yamanlar ve Cansu Yıldıran’ın çalışmaları yer alıyor.

Günümüz sanatçılarının fotoğraf ve hareketli görüntünün olanaklarını sorguladığı sergi, bir yandan dünyada yaşananlara ayna tutarken diğer yandan yeni duygusal ve mekânsal imgelerin inşa edilebileceğini ortaya koyuyor. Serginin küratörlüğünü, İstanbul Modern’in artistik direktörü Çelenk Bafra ile fotoğraf küratörü Demet Yıldız Dinçer üstlenirken; müzenin küratöryel bölümünden Selen Erkal ve Şevval Yürüten de sergi ekibinde yer alıyor.


 *Görsel, istanbulmodern resmi web sitesinden alınmıştır.

Artcrowd Istanbul’dan Yeni Sergi: “Zihin Kütüphanesi”

Artcrowd Istanbul bünyesindeki Preview Room Cihangir, “Zihin Kütüphanesi” başlıklı grup sergisine 26 Mart’a kadar ev sahipliği yapıyor. Farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getiren sergi, bireysel hafıza ile kolektif bilinç arasında biriken katmanları görünür kılmayı amaçlıyor.

Küratörlüğünü Şanel Şan Sevinç’in üstlendiği sergide; Alex Garant, Arden Oluk, Cins, Elifko, Hülya Sözer, Kerem Ağralı, Murat Germen ve Pınar Yeşilada’nın eserleri yer alıyor. Seçki, farklı anlatım biçimleri ve üretim pratikleri üzerinden zihni yalnızca düşüncelerin değil; duyguların, sezgilerin ve ortak hafızanın saklandığı çok katmanlı bir alan olarak ele alıyor.

Hayatın karmaşası içinde yönünü kaybettiğini hisseden bireyin zihinsel berraklık ve içsel bilgelik arayışına odaklanan sergi, zihni salt rasyonel bir yapı olmaktan çıkararak sezgi ve kolektif bilinçle örülü dinamik bir organizma olarak yeniden düşünmeye açıyor.

Sergi metni Bahar Oylumlu tarafından kaleme alınan “Zihin Kütüphanesi”, bilgi, duygu ve sezgi katmanlarını merkezine alarak; beyin sisi, içsel farkındalık ve zihinsel uyanış kavramlarını sanatsal bir dil aracılığıyla görünür kılıyor. İzleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp deneyimin aktif bir parçası hâline getiren sergi, her ziyaretçiyi kendi “zihin kütüphanesini” yeniden okumaya davet ediyor.

“Zihin Kütüphanesi”ni 26 Mart tarihine kadar randevu alarak ziyaret etmek mümkün.


 *Görsel, artcrowdistanbul resmi instagram hesabından alınmıştır.

Bozlu Art’ta Kerem Ağralı’nın “Nova Prophetia / Yeni Kehanet” Sergisi

Bozlu Art, Kerem Ağralı’nın “Nova Prophetia / Yeni Kehanet” başlıklı kişisel sergisini 27 Şubat–25 Nisan tarihleri arasında sanatseverlerle buluşturuyor. Sanatçının yeni dönem üretimlerini bir araya getiren sergi, zamansızlık, süreklilik ve olasılık kavramları etrafında şekillenen çok katmanlı bir düşünce alanı öneriyor.

Latince bir ifade olan Nova Prophetia, bir kehanetten çok ihtimallerin çoğulluğuna ve düşünsel katmanlara işaret ediyor. Ağralı, bu sergisinde geçmişi, bugünü ve geleceği aynı resim düzleminde buluşturarak lineer zaman anlayışını kırıyor. Zamanı tek yönlü bir akış olarak ele almak yerine, farklı zaman katmanlarının iç içe geçebildiği, başlangıcı ve sonu belirsiz boyutlar yaratıyor.

Sanatçının kompozisyonlarında mekân açıkça tanımlanmaz; figürler ise gerçek dünyaya referans veren ancak fantastik ve gerçeküstü öğelerle dönüşen varlıklar olarak belirir. Doğu felsefesi, kuantum teorisi ve bilim kurgu gibi disiplinlerle kurduğu entelektüel bağ, resimlerinde alışılmış düşünce kalıplarını esneten bir kurguya dönüşür. Bu dünyalarda mutlak doğrular ya da tamamlanmış anlatılar yoktur; izleyici, olasılıklar arasında dolaşmaya davet edilir.

Bir önceki kişisel sergisinde de Latince bir başlık tercih eden Ağralı, bu dili bilinçli bir seçim olarak konumlandırır. Sanatçıya göre Latince, belirli bir coğrafya ya da güncel zamana ait olmaktan çok, tarihsel süreklilik içinde varlığını koruyan bir dil olarak zamansızlık fikrini taşır. Bu yaklaşım, “Nova Prophetia”nın kavramsal çerçevesiyle örtüşerek serginin düşünsel arka planını güçlendirir.



Yorumunuzu bırakın