Artist: Eren Kenar | Ed. Seda İstifciel

‘Bir Sanatçı Bir Hikaye’ temalı Artist Spotlight yazı serisinde, her hafta bir sanatçının üretim pratiğine ve sanatsal yaklaşımına odaklanacağız.
Decollage Art Space olarak başlattığımız açık çağrı ile her sene ODAK sergisinde yeni ve henüz geniş kitlelere ulaşmamış sanatçılara alan açıyor, bu sanatçıların üretimlerini nitelikli bir sergileme alanında izleyiciyle buluşturuyoruz. Profesyonel bir bağlamda temsil edilmelerini sağlamak ve uzun vadeli bir sanat yolculuğuna eşlik ederken "Artist Spotlight" yazı serimiz ile de onları yakından tanıma fırsatı yakalıyoruz.
Kurum olarak sanatçılarla sanat ekosistemi arasında sürdürülebilir ve nitelikli bağlar kurmayı önemsiyor, bu röportajlar ile sanatçıların profesyonel sanat süreçlerini geniş kitlelerle buluşturmayı arzuluyoruz. Artist Spotlight serisinin, güncel sanat ortamında karşılaşmalara alan açarak güçlü bir ağ kurmanın da zeminini hazırlayacak bir platform olmasını hedefliyoruz.
Artist Spotlight ‘Bir sanatçı bir hikaye’ projemizin bu serisinde “ODAK'25” sergimizde yer alan sanatçılarımız ile konuştuk.
Öncelikle sizi kısaca bir tanımak isteriz. Bize kendinizden biraz bahseder misin?
Merhaba, ben Eren Kenar. Tekirdağ doğumlu, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Resim bölümünden yeni mezun bir ressamım. Pratiğim büyük oranda boya resmi ve desenden oluşuyor. Üniversite eğitimi için geldiğim İstanbul’da sanatsal üretimlerime devam ediyorum.
Sizin için sanat nedir? Sanatla kurduğunuz ilişkiyi nasıl tanımlıyorsunuz?
Daha çok duygular ve satırların aralarıyla ilgili. Söylenen değil kast edilen. Bahsetmeyi seçtiğimiz konulardan çok, bahsetemediklerimizin bir bütünü olarak görüyorum. Yaşadığımız topraklarla bir ilişkisi var mı bilmiyorum fakat benim için sanat, bastırılmış ifade ve hislerle yakından bağlantılı bir kavram.

Üretim sürecinde sizi en çok besleyen anlar hangileri? Hangi anlarda üretimin kendiliğinden aktığını hissediyorsunuz?
Genelde belirli bir süre resimden uzak kalmak bir özlem yaratabiliyor ve yeniden tuval başına geçince o özlemle birlikte resim de akıp gidiyor.
Kişisel yaşam deneyimleriniz bugünkü üretim pratiğinizi nasıl belirledi ve bu pratiği ileride hangi yeni ifade yollarıyla genişletmek istiyorsunuz?
Bu konuda direkt bağlantılar kurmaktan genelde çekinirim fakat bazı konulardaki kabullerimin yıkılması işlerime çok güçlü bir şekilde yansıyor. Bu kimi zaman zorlayıcı ve kafa karıştırıcı bir süreç olabiliyor fakat elde ettiğim yeni perspektif genelde resim yapma biçimimi de ciddi bir şekilde şekillendiriyor. Nasıl genişletmek istediğim konusu ise bir muamma. Kendime çeşitli hedefler koyduktan sonra genelde çok alakasız yerlerde buluyorum kendimi. (Örn: Üniversite sınavına girerken dişçi olmak istiyordum.)
Sanatınızda geliştirdiğiniz dilin oluşum aşamalarını dinlemek isteriz; üslubunuzu belirleyen temel yaklaşımlar neler?
Genelde figüratif resim geleneği ve illüstrasyon alanları arasında gidip geliyorum. Hevesle takip ettiğim sanatçılar bu iki kümeden birine mutlaka dahil oluyor. Sembolistler bana genel olarak biçim dili ve imge çağrışımları konusunda yol gösterici olmuştur.

Bir fikri 'bu artık esere dönüşmeli' dedirten o kıvılcım sizde nasıl oluşuyor?
Genelde iyi bir fikrin aklıma gelmesiyle onu bir yüzeye dökme isteği aynı anda oluşuyor. Bazen iyi bir fikrim olmadan da resmin başına geçtiğim oluyor. Böyle zamanlarda ise resim biraz daha düşüncelere yol gösteriyor.
Sanatsal üretiminizde ileride hangi meseleleri merkeze almayı düşünüyorsunuz?
İleride ne üreteceğimi öngörmek tabii ki çok zor çünkü ürettiğim şeyler çok büyük oranda hayatta yaşadığım karşılaşmalar sonucu şekillenebiliyor. Malum, hayata dair dış etkenleri kontrol edemediğimiz için bu konuda kehanetlerde bulunmak istemem.
Son olarak ODAK deneyimi nasıldı? İzleyicilerden aldığınız dikkat çeken geri dönüşler oldu mu? Bu yılın teması “YANSIMA” sizin sanatınızda nasıl bir yere dokundu?
Yansıma bir süredir kafamı kurcalayan bir konu. Özellikle İtalya’da Casorati’nin resimlerini izleme şansı bulduktan sonra benim için daha önemli bir mesele haline geldi. Tam bunların üzerine Odak çağrısının yansıma temalı olması çok hoş bir rastlantıydı. Genel sergi süreci ise çok keyifli ve öğretici bir deneyimdi. Birçok yeni sanatçıyla tanışma fırsatı buldum. Bütün Decollage ekibine buradan teşekkürlerimi iletiyorum.